13 Eylül 2008 Cumartesi

KCK DEN ANADIL EYLEMLERINE DESTEK




BEHDİNAN / Koma Civaken Kurdistan (KCK) Yürütme Konseyi Başkanlığı, Kürtçe anadilde eğitim hakkı için yapılan eylemlere katılım çağrısı yaptı. Türk devletinin özgürlük mücadelesi karşısında ciddi bir şekilde zorlandığını belirten KCK, Türkiye’nin tarihinin en krizli dönemini yaşadığını vurguladı.KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı yaptığı açıklamada, PKK kongresi, Türkiye’deki siyasal gelişmeler, PKK’ye yönelik saldırılar ve Kürtlerin anadilde eğitim talebiyle yaptığı eylemleri değerlendirdi. PKK’nin gerçekleştirdiği kongreyi kutlayan KCK şöyle dedi: “Gerçekleşen PKK Kongresinde ulaşılan düzeyi ve alınan kararları önemli buluyor ve KCK olarak PKK’nin 10. Kongresini selamlıyoruz. Kürdistan özgürlük mücadelesinin öncülüğünde netleşme ve kesinleşme ile otuz yıllık mücadele tarihinde tüm saldırılara rağmen ilerlemeyi ifade eden bir zirve olması tüm halkımız ve özgürlük hareketimiz için önemli bir sonuçtur. Özgürlük mücadelemizin bu önemli aşamasında, Önder Apo çizgisinde öncülüğün yakaladığı bu düzey, Kürdistan’da KCK sisteminin bütün boyutlarıyla oturtulacağına olan derin inancımızı halkımızla paylaşmak istiyor ve üstün başarılar diliyoruz.”GAP İLE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ ÖNÜNE GEÇİLEMEZTürk özel savaş rejiminin Kürdistan özgürlük mücadelesi karşısında ciddi bir biçimde zorlandığını kaydeden KCK, Türkiye’nin GAP projesine dikkat çekti. KCK şunları ifade etti: “Özellikle Êdi Bese Hamlesi ile birlikte hem gerillanın direniş ve eylemlilikleri hem de halkımızın tüm saldırılara karşı direnişi karşısında, yeni yeni tedbirler alma arayışı içine girmiştir. Dün Başbakan Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan devlet zirvesinde bir kez daha inkar-imha siyasetindeki başarısızlık görüleceğine sözümona ekonomik ve sosyo-kültürel tedbirlerle gerillya nasıl katılımın engelleneceğine dair kararlar almışlardır. İnkar-imha politikasını tamamlayıcı tedbirler olarak alınan bu kararların, Kürdistan özgürlük mücadelesi karşısında bir acizliğin ve çıkmazın ifadesi olduğu açıktır. Kürdistan halkının izlenen resmi devlet politikalarıyla açlık ve yoksulluk sınırlarında yaşamaya mahkum edildiği bir gerçektir. Bu sonucun sorumlusu olan devlet, şimdide Kürt halkının haklı, onurlu kimlik mücadelesine karşı bu durumu kullanarak GAP vb. projelerle özgürlük mücadelesinin yaşadığı yükselişin önüne geçeceğini sanmaktadır.” TÜRKİYE TARİHİN EN KRİZLİ DÖNEMİNİ YAŞIYOR“Oysa halkımızın bilincinde ve ruhunda şu gerçek netleşmiş bulunmaktadır” diyen KCK, Kürt halkının kimlik sorunu çözülmeden hiçbir sorun çözülemez. Yapılacak her uygulama halkımızın özgürlük mücadelesinin önüne geçmeyi amaçlayan birer özel savaş uygulaması olacaktır. Mücadelemiz karşısında tarihinin en krizli sürecini yaşamakta olduğu bu dönemde, rejimin gerçekleri ters-yüz ederek ‘PKK kırılma noktasına gelmiştir’ gibi yanlış tespitlere dayalı bir biçimde aldığı bu tedbirlerin eskinin tekrarından başka bir şeyi ifade etmediği ve hiçbir sonuç vermeyeceği açık ortadadır” ifadelerini kullandı. AKP GIRTLAĞINA KADAR YOLSUZLUĞA BULAŞMIŞBaşta AKP olmak üzere rejimin tüm parti ve kurumlarının gırtlağına kadar çeteciliğe ve yolsuzluğa bulaştığını vurgulayan KCK, “özellikle bir umut olarak parlatılan AKP’nın dini siyasette ve ticarette kullanmasının deşifre olması, yaşanan yolsuzlukların bir bir açığa çıkması rejimin son dayanağını da yitirmeyle yüzyüze kaldığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla ne yapılan zirve ne de AKP’nin politikaları halklarımızı oyalayama yetmeyecek, özgürlük ve gerçek demokrasi mücadelesinin önüne geçemeyecektir” dedi. Kürt dil kurumları ve demokratik kuruluşların başlattığı ana dilde eğitim talebi ve bu çerçevede gelişen demokratik eylemlere de değinen KCK bunu “çok önemli ve doğru bir çıkış” olarak değerlendirdi.KCK anadilde eğitimin önemi ve gerçekleşen eylemler konusunda şunları belirtti: “Anadilde eğitim talebi ve hakkı, yaşam hakkı kadar kutsal bir haktır. Bir çocuğun anadilde eğitim görmesinden daha doğal bir şey olamaz. Dolayısıyla anadilde eğitim hakkı, dokunulamaz, tartışılamaz bir haktır. Bir halkın dilini inkar etmek, yasaklamak ve asimlasyonla eritme çabaları tam bir insanlık suçudur. Bu suç Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan günümüze kadar aralıksız işlenmiştir. ASİMİLASYON BİR SUÇTURÇağımızda asimilasyon suç olarak nitelenmektedir. Dolayısıyla dünyanın önemli bir bölümünde bu sorun aşılmıştır. Ancak Türk devleti bu inkar siyasetini okullar, tv, radyo, gazete v.b araçlarla hala çok yoğun olarak sürdürmektedir. Bu nedenle her yurtsever, her Kürt bireyi bu eylemliliğe katılmayı bir ulusal-demokratik görev ve bir onur sorunu olarak görmelidir. Kürdistan’da, metropollerde ve yurtdışında herkes kendi arasında Kürtçe konuşmayı siyasal ve sosyal yaşamın tek dili haline getirerek bu kamyanyayı daha da derinleştirmeli ve güçlendirmelidir. ANADİL EYLEMLERİNE KATILIM ÇAĞRISIAnadilde eğitim hakkı çerçevesinde gelişen kampanyanın asimlasyoncu politikalara karşı insani, demokratik ve özgürlükçü karekteri ifade etmektedir. Bu açıdan Kürdistan halkının tüm toplumsal kesimlerinin demokratik kurum ve kuruluşlarının katılması gereken bir eylemdir. Siyasi anlayışı, dini ve mezhebi ve geldiği toplumsal yapısı ne olursa olsun her Kürdistanlı ferdin ana dilde eğitim hakkına sahip çıkmayı temel bir yurtseverlik ve insan olmanın gereği olarak görmelidir. Kürt halkının bu haklı talebini tüm Türkiyeli demokrasi güçleri de destek sunması ve katılım göstermesi kendi görevleri durumundadır. Türkiye’de yaşayan yirmi milyonluk bir toplumsal gerçekliğin çağdışı bir biçimde ana dilde eğitim hakkının yasaklanması olduğu müddetçe Türkiye’de demokrasinin varlığından bahsedilemeyeceği açık bir gerçektir. Bu açıdan anadilde eğitim hakkı aynı zamanda özgürlükçü ve demokratik bir yaşamın geliştirilmesi için yürütülen mücadelenin en temel bir ayağı durumundadır. Bu önemli ulusal-demokratik duruş eylemini destekliyor, tüm demokratik kurum ve kuruluşları ve bütün halkımızı, dostlarını, daha güçlü bir biçimde katılmaya çağırıyoruz.”ANF NEWS AGENCY

Hiç yorum yok: